Allah'ın Oğlu!
- Gerçeğe Doğru
- 21 May 2018
- 2 dakikada okunur

Şimdi birçok kişi Müslümanların itirazlarının nereden kaynaklandığını ve sebeplerinin ne olduğunu sorabilir. Bunun için tabi ki Kuranın kendisine bakmak gerekir.
Kur’an’da Enam suresi 101. Ayet şöyle der:
“Allahın zevcesi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir ki”
Zevce sözcüğünün altını iyice çizdim ki Kurân’ın Hristiyanlıktaki Oğul kavramını nasıl anladığını belirgin bir şekilde görebilelim.
Kurân açık bir şekilde Allah’ın bir çocuğu olması kavramını eleştirmektedir. Tabi bunu da yaparken Hristiyan öğretisini dikkate almadan yapmaktadır. İşte bu yüzden başka bir yerde “Rahman çocuk edindi” dediler demektedir. Meryem suresinde geçen bu ayet ile birlikte Meryem suresi boyunca İsa’nın Allah’ın Oğlu olmadığını vurgulamakta ve bu düşünceyi kendi düşünce sistemiyle sert bir şekilde eleştirmektedir.
Fakat burada yapılan önemli bir hata “Oğul ve Çocuk” ifadelerinin karıştırılması ve aynı zamanda Hristiyanlıktaki Oğul kavramının yanlış anlaşılmasıdır. Arapçada Çocuk kelimesi walad (Türkçe: veled) olarak geçerken Oğul kelimesi ise Ibn olarak geçmektedir. Veled genelde cinsel bir birlikteliğin uzantısı olan çocuk anlamında kullanılırken, Ibn kelimesinin mecazi anlamları da vardır. Bunun örneğini Kuran’ın kendisinde de bulabilmekteyiz. Örneğin Bakara suresi 215. Ayet şöyle der:
"Sana (Allah yolunda) ne infâk edeceklerini soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne infâk ederseniz (Allah yolunda verirseniz) işte o, anne-baba, akrabalar, yetimler, yoksullar ve (yolda kalmış) yolcular içindir. Ve hayır olarak ne yaparsanız, o taktirde muhakkak ki Allah, onu en iyi bilendir.”"
Koyu harfli olarak altını çizdiğim “yolda kalmış yolcular” ifadesinin Arapça ifadesi “ve ibni es sebili” dir. Direkt olarak çevirisi ise “Yolun Oğulları” demektir. Burada kullanılış şekli açık bir şekilde mecazidir. Yani fiziksel anlamının dışında kullanılmıştır. Ama Kurân, İsa Mesih’in beden almasını mitolojik bir figür ile karıştırıp bunu Allah’ın (Haşâ) Meryem Ana ile ilişkisi olduğu, Meryem’in onun zevcesi olduğu şeklinde düşünmüştür. Bu yüzden ayette de “Veled” kelimesini kullanır. Örneğin yukarıda belirtilen Yunus Suresinde kullanılan Arapça kelime “Veledun”dur ve Türkçedeki karşılığı çocuktur. Zaten ayetin içeriğinden de anlaşılacağı gibi barındırdığı anlam bellidir.
Aslında gündelik yaşantımızda bizlerin de sık sık mecazi anlamda kullandığı bir kelime olabilmektedir “Oğul” deyişi. Örneğin, bazı sporcular için “Rüzgarın Oğlu” ifadesi kullanılır. Burada dile getirilen anlam tabi ki de gerçek ve fiziksel anlamın dışındadır. Yani kimse Rüzgarın bir şeyle ilişkiye girdiği ve onun sonucu olarak bu isimle anılan bir kişinin oluştuğunu düşünmeyiz.
Başka bir açıdan da bakarsak aslında gündelik diyaloglarımızın içerisinde bir çok kez oğul kelimesini anlamı pekiştirmek içinde kullanırız . Türk Dil Kurumunun sözlüğüne bakarsanız Oğul” kelimesinin anlamlarından birisinin bu olduğunu görebilirsiniz. TDK bize örnek olarak Hinoğluhin deyişini vermiştir. Ama sanıyorum herkesin bu pekiştirmeyi hakaret içeren sözcükler türetmekte de kullandığı açıktır.
Kısacası bir ifadeyi vurgulamak ve altını çizmek istediğimiz de, bu tarz bir anlatım şekli tercih edebiliriz.
Sonuç olarak önümüzde birkaç seçenek vardır. Ya Müslümanlar tarafından Allah’ın Kêlamı olduğuna inanılan Kuran kendisinden önceki vahiyleri yanlış yorumlamıştır ya da bu ayetler Hristiyanlar için kullanılmamıştır. Bu ayetleri Hristiyan ilahiyatı için kullananların çok ama çok düşünmesi gerekir aksi takdirde bu iddia, kendi inancının kusurlu olduğu sonucunu doğuracaktır.
Comments